Tag; Etiket... Kendime yapışdırdığım istek üzerine,

ki hiç haz etmem etiketlerle yaşamaktan... ama isteyenler canımdan öte... ne diim ben onnara
1. Takıntılarım var benim sonuna kadar amaçlı;
- Bi şey yerken özellikle de, Ekmek arası bi şey yerken önce etrafını yerim, yuvarlak olduğunda sorun olmuyor ama diğer türlü biraz zor, pizzanın da önce köşeleri gider tabii bu mantıkla, çoğaltabilirsiniz örnekleri özgürce, bi de; tabağımda birden fazla yemek varsa son lokmamda her birinden birer parça kalmıştır mutlaka. Hazzı geciktirme çabası tamamen bu, son lokmanın en lezzetlisi olma derdi... hayatı da böyle yaşamaya çalışıyorum, isteyen de istediği muzurluğa çekebilir bu cümleyi...
- Banyoya girdiğimde eğer evde yalnız isem kapatmam kapıyı, hem banyo ve ev arasında ısı farkı olmuyor ve ben çıktığımda üşümüyorum, hem de ayna buğu yapmıyor. Oh daha ne istiim.
- Evden çıkarken (ve yatarken) mutlaka ya televizyonda ya da bilgisayarda müzik ayarlarım otomatik kapanmak üzere... evden çıkarken evin hala yaşadığını hissettiriyor bana ve son ana kadar dinleyebiliyorum istediğim şeyleri.
- Vapura asla koşmam ucunda ölüm kalım ya da ciddi sıkıntı doğuracak bi durum yoksa ve asla simitsiz binmem (simit alacak param olmadığı zamanlar simit borcum olarak kalır bi sonraki sefere, ki hava karardığı zamanlarda da bu böyle)
- Vapur demişken, zatüre olma riskini umursamam yine de kapalı yerlerinde oturmam asla... kapalı kalmayı göze aldıktan sonra vapurun ne anlamı var ki...
- Ve bla bla bla...
2. Sinema okudum bu işten para kazanıyorum, ölmeden önce bir filmim olsun istiyorum, bir şiirim ve şarkım olsun istediğim gibi. Ama o kadar şey çekmiş (çekmeye çalışmış ) olmama rağmen kendime yönetmen demeye yüzüm yok, bana diyenlere de kızıyorum, iki tırt filmle kendine yönetmen diyenlereyse gülüyorum... rüya gören herkes film çekebilir ama her otu boku çeken iki kısa filmi olan yönetmen değildir onun için mümkünse bana ışıkçı, kurgucu, asistan bok püsür denmesini tercih ederim.
3. Hiç kedim olmadı, kimsenin kedisi olamayacağı gibi, sadece bir kez bir tanesiyle beraber yaşadım uzunca süre, acı ayrıldık kendisiyle hala yanıyorken yüreğim bir süre uzak kalmalı belki kedilere...
4. İsmimi ve doğum günümü seviyorum, hatta biraz egoistçe, kendi ismimde hiç arkadaşım olmadı benim, galiba kıskançlıktan, benimle aynı gün doğmuş insan da tanımadım hiç ama tanısam mutlu olacağım, ters gibi ama değil de belki.
5. Bir kızım olsun ve bana aşık olsun istiyorum.
6. Asla üşenmem gecenin bi yarısı kim bakkala gitsin diye tartışılmaz benim yanımda, sabahın köründe istanbulun bi köşesinden diğerine gidebilme potansiyelimde nicedir. 5 dakika için 3 saat yol teperim umurumda olmaz... ve delicesine yürürüm, kendi ritüellerim içinde yaşarım bulabildiğim her detayıyla bu şehri...
7. Beşmiş de geçmiş hiç umursamam, üç kişi tag eyledi on-beş olsa yeridir derim mantık silsilesine sokarım her şeyi... ardından da paranoyasını yaparım kime ne bunlardan diye... ama asıl hem tek olsun hem asal diye kasarım sayı beşi geçmişken, gerisi boş...
...
Kıllanma
Klavuzu
- Üyeliği 1 (bir) yıldan daha yeni ve galerisi 100 (yüz) ün üstünde işe sahipse,
kaçın.. 200 (iki yüz) ün üstündeyse koşarak
kaçın.
- Ayda birden fazla ID yüklüyorsa,
kaçın.
- İşlerinin yüzde 80 i self portre ise,
kaçın.
- Self Portrelerinin hiçbirisinde iki elini birden göremiyorsanız,
kaçın.
- Sevgilisinin reklamını yapıyor ya da neredeyse tüm ilişkisini burada yaşıyorsa,
kaçın.
- İzlemeye aldığı insanların haddi hesabı yoksa (1 yıl için 200 bile inandırıcı bir rakam) ,
kaçın.
- Yorumları tek kelimelik cümleler seçkisiyse,
kaçın.
- Sürekli DA nın boku çıktı diyorsa,
kaçın.
- Herhangi bir iş yüklemeyeli aylar olduğu halde aktif bir şekilde geyiğe devam ediyorsa,
kaçın. (işte bu sayfadan çıkmanızı gerektiren madde)
- Kasap vitrinini aratan fotoğraflar, sanatın tabularını zorlayan çalışmalarsa onun için,
kaçın.
- Fotoğrafa değil modele övgü yağdırıyorsa, isterseniz
kaçmayın.
- Ard arda çektiği fotoğraflara seri diyorsa
kaçın.
Bazı şartlar, maddeler üzerinde tartışmayı gerektirebilir, normaldir...