[x]
All Deviations

~oneofacat:icononeofacat:

espoir.. bir duman ked:i  
[x]

Back to the.... uhmmmm... back to the... whatever

Journal Entry: Fri Jul 11, 2008, 10:37 AM
  • Mood: Longing
  • Listening to: Jahcoozi
  • Reading: Finally Somethings
  • Watching: My Country
  • Playing: With my Life
  • Eating: Wan Than
  • Drinking: Zero
"Look, it’s moving. It’s alive, it’s alive, it’s alive. It’s moving. It’s alive, it’s alive, it’s alive, it’s alive, it’s alive!"



:confused: back..?









6,412 Deviations, 1,444 Messages... :faint:

Bye Bye...

Journal Entry: Wed Sep 26, 2007, 7:05 AM
  • Mood: Depressed
  • Listening to: Lhasa
  • Reading: Finally Somethings
  • Watching: My Country
  • Playing: With my Life
  • Eating: Pasta
  • Drinking: Milk & Tea
Okurken dinlenesi; Eva Cassidy - Over the RainbOw

Okunmasa da yazılanlar, yine de dinlenesi aslında...

Gidiyor bu ked:i, DeviantArt daki kaçıncı ayrılık dalgasının peşine takılip bilmese de, sadece uzaklaşıyor artık bi sure... uzunca bi sure... belki de dönmemecesine... unutamayacağı güzellikleri ve şaşkınlıkları yaşatmış olsa da küçük yüreğine... yitirdikleriyle beraber gidiyor işte...

Yaşlandı, kanar oldu tüm sanal garipliklere...

Ve farketti ki, peşine düşen hastalığıyla, sandığı kadar iyi değil bu günlerde... sarılası var bi şeylere sonuna kadar... sığınası...

Gitmeli en çok bu yüzden işte kendi gerçeği peşine...

Kocaman teşekkür ederek, özleyeceklerine... bilmeyecek olsalar da aslında, hep kıskandıklarına... gider işte... gelmişken mevsimi yağmurunun peşine...

Silmiyor burada bırakdıklarını da, değerli çünkü ne olursa olsun altına yazılan, buraya koyduğu anda sadece onun olmaktan çıktı en ufak iş bile... başkasının yazdığını yırtip atamayan nasıl siler ki bunları hem...

evet, neyse...


Bye bye love / Bye bye happiness / Hello loneliness
I think Im gonna cry / Bye bye love / Bye bye sweet caress
Hello emptiness / I feel like I could die
Bye bye my love, goodbye

--

…ked:i gider şiir kalır.

--

Ve son olarak; Con Toda Palabra


--
Yes, in English; I’m leaving...

born - between - reborn - fall

Journal Entry: Fri Sep 21, 2007, 2:00 PM
  • Mood: Noble
  • Listening to: Ezginin Günlügü & Goodbye happi
  • Reading: Journals
  • Watching: My Country
  • Playing: With my Life
  • Eating: Lazanya
  • Drinking: Egri Bikaver 1994
.Çeyrek asırlık tecrübeyle yazıyor artık neredeyse ked:i' nin biri... neredeyse dediği de kalan saatler sadece... ve öğrendi ki bu tecrübesi arasında, gittikçe anlamsızlaşıyor doğumların yıldönümleri... yine de yüreğinin sesi kulaklarında bastırır oldu tik-taklarını saatin... elleri niye terledi... sanki kaçıracak gece yarısını gibi...

şarabını açtı biraz soğuttuktan sonra çıkarip dolaptan, şimdi de havalanırken bekliyor saatin yarına dönmesini... 14 yıl beklediği yetmezmiş gibi... daha fazla beklese güzel olmaz mıydı... belki de hayır...

her geçen sene fazlasını getiremiyor insana... bazen de eksik kalmalar içinde... bu senenin payına düştüğü gibi...

hayat, garip...

bekliyorum ben, şarap bekliyor, yazı bekliyor, elimde satırlar, yüzümde satırların tebessümü sahiplerinden habersiz... bu son dökülenler senin için Zeynep... hiç tanımasam da senin gülüşünle gireceğim sanırım yeni yaşıma... teşekkür ederim sana en kocamanından... hem de en...

ve bir kutlama da yok aslında doğumlar üzerine... o yüzden yazmasa kimse... "iyi ki doğdun" ları "nice yılları" daha da mutlu olacağım sanırım...

asıl konu, asıl kutlama şu ki; bu gün ilk günü sonbaharın... bu gün ilk günü benim mevsimimin... ben sonuna kadar bunu kutlayacağım... yağmurlarla...

şarapla başlayan gün, bir meksika şapkasının altında devam edecek biliyorum sonuna kadar... ben evdeyim, müzik evde, bahar da yolda... isteyen katılabilir bize içkisini alip kapımız açık... şaraba yetişemeyecek olsa da...

"bi ked:im var oyunu bitmez, işi hep bahar..."


ve daha ne kadar yaşarım başımdan neler geçer daha kim bilir.


...hoşgeldin sonBahar...


...

And, in english; this is the first day of fall... let's celebrate it...

Final (last) Episode...

Journal Entry: Sun Apr 29, 2007, 11:49 PM
  • Mood: Noble
  • Listening to: Donnie Darko - Mad World
  • Watching: My Country
  • Playing: With my Life
  • Eating: Lazanya
  • Drinking: Tea
I prefer... not to be...

an' they live happily ever after... and ever and ever and never...


...


Bir denizanası gibi umut
Ta suların ortasında
Açılır kapanır
Kapanır açılır

...kapanır

...


J’eme risqué à ne rien-vouloir-dire…

DA Kıllanma Klavuzu

Journal Entry: Thu Feb 15, 2007, 2:41 PM
  • Mood: Noble
  • Listening to: Pink Floyd - High Hopes
  • Reading: The Art and Science of Digital Compositing
  • Playing: With my Life
  • Eating: Lazanya
  • Drinking: Tea
Tag; Etiket... Kendime yapışdırdığım istek üzerine, :confused: ki hiç haz etmem etiketlerle yaşamaktan... ama isteyenler canımdan öte... ne diim ben onnara :blushes:

1. Takıntılarım var benim sonuna kadar amaçlı;
- Bi şey yerken özellikle de, Ekmek arası bi şey yerken önce etrafını yerim, yuvarlak olduğunda sorun olmuyor ama diğer türlü biraz zor, pizzanın da önce köşeleri gider tabii bu mantıkla, çoğaltabilirsiniz örnekleri özgürce, bi de; tabağımda birden fazla yemek varsa son lokmamda her birinden birer parça kalmıştır mutlaka. Hazzı geciktirme çabası tamamen bu, son lokmanın en lezzetlisi olma derdi... hayatı da böyle yaşamaya çalışıyorum, isteyen de istediği muzurluğa çekebilir bu cümleyi...
- Banyoya girdiğimde eğer evde yalnız isem kapatmam kapıyı, hem banyo ve ev arasında ısı farkı olmuyor ve ben çıktığımda üşümüyorum, hem de ayna buğu yapmıyor. Oh daha ne istiim.
- Evden çıkarken (ve yatarken) mutlaka ya televizyonda ya da bilgisayarda müzik ayarlarım otomatik kapanmak üzere... evden çıkarken evin hala yaşadığını hissettiriyor bana ve son ana kadar dinleyebiliyorum istediğim şeyleri.
- Vapura asla koşmam ucunda ölüm kalım ya da ciddi sıkıntı doğuracak bi durum yoksa ve asla simitsiz binmem (simit alacak param olmadığı zamanlar simit borcum olarak kalır bi sonraki sefere, ki hava karardığı zamanlarda da bu böyle)
- Vapur demişken, zatüre olma riskini umursamam yine de kapalı yerlerinde oturmam asla... kapalı kalmayı göze aldıktan sonra vapurun ne anlamı var ki...
- Ve bla bla bla...

2. Sinema okudum bu işten para kazanıyorum, ölmeden önce bir filmim olsun istiyorum, bir şiirim ve şarkım olsun istediğim gibi. Ama o kadar şey çekmiş (çekmeye çalışmış ) olmama rağmen kendime yönetmen demeye yüzüm yok, bana diyenlere de kızıyorum, iki tırt filmle kendine “yönetmen” diyenlereyse gülüyorum... “rüya gören herkes film çekebilir” ama her otu boku çeken iki kısa filmi olan yönetmen değildir onun için mümkünse bana ışıkçı, kurgucu, asistan bok püsür denmesini tercih ederim.

3. Hiç kedim olmadı, kimsenin kedisi olamayacağı gibi, sadece bir kez bir tanesiyle beraber yaşadım uzunca süre, acı ayrıldık kendisiyle hala yanıyorken yüreğim bir süre uzak kalmalı belki kedilere...

4. İsmimi ve doğum günümü seviyorum, hatta biraz egoistçe, kendi ismimde hiç arkadaşım olmadı benim, galiba kıskançlıktan, benimle aynı gün doğmuş insan da tanımadım hiç ama tanısam mutlu olacağım, ters gibi ama değil de belki.

5. Bir kızım olsun ve bana aşık olsun istiyorum.

6. Asla üşenmem gecenin bi yarısı kim bakkala gitsin diye tartışılmaz benim yanımda, sabahın köründe istanbulun bi köşesinden diğerine gidebilme potansiyelimde nicedir. 5 dakika için 3 saat yol teperim umurumda olmaz... ve delicesine yürürüm, kendi ritüellerim içinde yaşarım bulabildiğim her detayıyla bu şehri...

7. Beşmiş de geçmiş hiç umursamam, üç kişi tag eyledi on-beş olsa yeridir derim mantık silsilesine sokarım her şeyi... ardından da paranoyasını yaparım kime ne bunlardan diye... ama asıl hem tek olsun hem asal diye kasarım sayı beşi geçmişken, gerisi boş...




...

:devart: Kıllanma Klavuzu

- Üyeliği 1 (bir) yıldan daha yeni ve galerisi 100 (yüz) ’ ün üstünde işe sahipse, kaçın.. 200 (iki yüz) ’ ün üstündeyse koşarak kaçın.
- Ayda birden fazla ID yüklüyorsa, kaçın.
- İşlerinin yüzde 80 ‘i self portre ise, kaçın.
- Self Portrelerinin hiçbirisinde iki elini birden göremiyorsanız, kaçın.
- Sevgilisinin reklamını yapıyor ya da neredeyse tüm ilişkisini burada yaşıyorsa, kaçın.
- İzlemeye aldığı insanların haddi hesabı yoksa (1 yıl için 200 bile inandırıcı bir rakam) , kaçın.
- Yorumları tek kelimelik cümleler seçkisiyse, kaçın.
- Sürekli DA nın boku çıktı diyorsa, kaçın.
- Herhangi bir iş yüklemeyeli aylar olduğu halde aktif bir şekilde geyiğe devam ediyorsa, kaçın. (işte bu sayfadan çıkmanızı gerektiren madde)
- Kasap vitrinini aratan fotoğraflar, sanatın tabularını zorlayan çalışmalarsa onun için, kaçın.
- Fotoğrafa değil modele övgü yağdırıyorsa, isterseniz kaçmayın.
- Ard arda çektiği fotoğraflara “seri” diyorsa kaçın.



Bazı şartlar, maddeler üzerinde tartışmayı gerektirebilir, normaldir...